02 Eylül 2010
MEMUR-SEN ANKARA İL BAŞKANI VE ANKARA SİVİL TOPLUM PLATFORMU BAŞKANI MUSTAFA KIR’IN 12 EYLÜL 2010 REFERANDUMUYLA İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI METNİDİR. 02.09.2010
Ankara sivil toplum platformunu oluşturan124 STK olarak 12 Eylül’de yapılacak olan kısmi anayasa değişikliği referandumunda tarafımızı belirlemek ve oyumuzun rengini aracılığınız ile kamuoyuna açıklamak üzere huzurlarınızdayız.
TBMM çatısı altında bulunan iktidar ve muhalefet partilerinin mutabakatıyla, Meclis dışında ki siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarımızın, aydınlarımızın, bilim, fikir hukuk adamlarımızın ve tüm halkımızın destekleri ile Darbe ürünü olan vesayetçi, baskıcı, dayatmacı, tek tipçi 82 Anayasasının tamamı değiştirilmiş veya antidemokratik maddelerden arındırılmış olabilseydi, halkımız referandumla karşı karşıya kalmayacaktı, bunca milli gelirimiz, bunca zaman ve bunca enerji bu yolda heba edilmiş olmayacaktı. Ne yazık ki, bu mutabakat sağlanamadı. Şimdi 12 Eylül 2010 günü halkımız kısmi anayasa değişikliğinin yapıp yapılamayacağına referandum yoluyla karar verecektir.
Halkımız 12 Eylül günü anayasa değişikliği paketi için vereceği evet veya hayır kararı, Erkan Yolaç’ın Evet-Hayır oyunu değildir. Bu karar ne iktidara verilen bir güvenoyudur. Ne iktidarla muhalefetin ne de evetçilerle hayırcıların güçlerini deneme yarışıdır. 12 Eylül 2010 günü doğrudan doğruya bir milletin kendi geleceğini kendisinin belirlemek için, sözde anayasadan özde anayasaya, derin devletten şeffaf devlete, zorba devletten hukuk devletine, darbeci anayasadan sivil anayasaya geçip geçmeyeceğine dair vereceği kararın adıdır. 1960, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan açık ve post modern darbeleriyle kirletilen Türk siyasi, demokrasi ve hukuk tarihinin 12 Eylül 2010’da Akların aklanmayacağına dair vereceği kararın adıdır. Yarım asırdan beri millet iradesini millet adına, milletin kendisine inançlarını karşı saldırı aracı olarak kullananların güçlerini son verilip verilmeyeceği hakkındaki kararın adıdır. Kısaca darbe anayasasıyla sivil anayasa arasında yapılacak tercihin adıdır.
Ne yazık ki 1960 yılından beri her 10 yılda bir yapılan açık ve post modern darbeler, milli irade ürünü bir anayasanın yapımına fırsat vermemiştir. Bunun için TC devleti kurulalıdan beri 1921 anayasasını dışarıda tutarsak, TBMM tarafından yapılan halkın desteğine mazhar olan milli irade ürünü hiçbir anayasamız olmamıştır. Yapılan anayasalar ya silahların gölgesinde ya da darbecilerin gözetiminde gerçekleşmiştir. Bu açıdan 12 Eylül günü yapılacak kısmi anayasa değişikliği referandumuyla MİLLETİMİZ SON YÜZYILDA İLK DEFA TARİHİ BİR FIRSAT YAKALAMIŞTIR. Bu fırsat sadece darbecilerin ve darbe severlerin değil TBMM’nin de halkla bütünleşerek anayasa yapabileceğini göstermesi açısından da çok önemli bir dönüm noktasıdır. Biz bu fırsatın aziz milletimiz tarafından çok iyi değerlendirileceğine inanıyoruz.
Biz sivil toplum kuruluşları olarak hangi yolla olursa olsun kısmi anayasa değişikliklerini yeterli bulmadığımızı, bu millete deli gömleği gibi zorla giydirilen darbe anayasasının tamamının milli irade doğrultusunda değiştirilmesinden yana olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. TBMM çatısı altında yeni bir anayasa yapımı için mutabakat sağlanamadığına göre kısmi anayasa değişikliği ile verilecek kararın bundan sonra yapılacak yeni anayasa değişiklikleri ile ülkemi özlenen hedeflere taşıyacak, bozuk işleyen sistemi yeniden düzenleyecek, yeni bir tarihe milat olacağına inanıyoruz.
Biz 125 STK olarak birisine destek diğerine karşı çıkmak için değil tarihi süreç içerisinde geçirdiğimiz açık ve post modern darbeler sonrası milletimizin çektiği sosyal, siyasal ve hukuksal sıkıntılar, bu süreç içerisinde demokratik kazanımlarımız dikkate alındığında böyle bir darbe anayasasına mahkûm ve mecbur olmadığımıza, 82 anayasasının bir kısmının değil, bir harfinin dahi değiştirilmesinin milletimizin yararına olacağının aklın, mantığı ve bilim gereği olduğuna kanaat getirdiğimiz için oyumuzun rengini kamuoyuyla paylaşma kararı aldık.
12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak kısmi anayasa değişikliği maddeleri milli iradeye uygun olduğu için, Cumhuriyet tarihinde bir anayasa yapımında ilk defa halkın görüşleri sorulduğu için, ilk defa halk adam yerine konulduğu için “EVET” diyoruz. 12 Eylül darbesi ürünü olan 82 anayasasının değiştirilmesi yönünde mukaddes bir adımın atıldığına inandığımız için “EVET” diyoruz.
Her yıl Yüksek Askeri Şuura kararlarıyla ilgili uyumsuzluk, tanımı tarifi yapılmamış irtica gibi sübjektif sebeplerle vatanına, milletine, devletine sadakatle hizmet eden subay, astsubay ve ordu çalışanlarının sorgusuz, sualsiz nedenini bile öğrenemeden görevden ihraç edilmelerine son verildiği ve yaş kararlarına yargı yolu açıldığı ve sivillerin askeri mahkemede yargılanmasına son verildiği için “EVET” diyoruz.
Milli ve manevi değerlerine bağlı gördükler hâkimi, savcıları cezalandırıp, sürgüne tabi tutan hatta avukatlık yapma hakları bile ellerinden alınarak, acımasızda görevden ihraç edilen yargı bağımsızlığını keyfilik, yargı dokunulmazlığını sorumsuzluk olarak kabul eden HSYK’nın ihraç ve keyfi ceza verme kararlarını yargı denetimini açtığı için, tüm hâkim ve savcılarıma HSYK üyelerini belirlemede seçme ve seçilme hakkı tanıdığı için Danıştay ile HSYK arasında “Atarsan beni, atarım seni” tekelleşme kumpasını sonlandırdığı için “EVET” diyoruz.
Orta öğretim öğrencilerine yatay ve dikey geçiş imkânı sağlayan düzenlemeler ile meslek liselerine uygulanan kat sayı adaletsizliğinde olduğu gibi açılan davalar karşısında verdiği hukukilik yerine yerindelik kararıyla işine geldiği zaman YÖK’ü yetkili gören, işine gelmediği zaman yetkiyi kendisinde toplayan yürütmenin önünde adeta bir takoz görevi gibi duran Danıştay’ın yerindelik denetimine son vermek için “EVET” diyoruz.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde verdiği 367 kararında, üniversitelerde başörtüsü yasağını sonlandıran 411 milletvekilinin Evet oyuyla kabul edilen Anayasa değişikliğinde ve siyasi partilerini kapatma kararlarında olduğu gibi kendisini TBMM ‘nin ve Milli iradenin üstünde gören yetkisi dışında yetki kullanmayı alışkanlık haline getiren anayasa mahkemesinin yapısında ve şeklinde yapılan değişiklikle yüksek mahkemelerin hukuk zeminine çekeceğine inandığımız için, vatandaşlarımıza anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanıdığı için “EVET” diyoruz.
Yapılan bu anayasal değişiklikle halkın inanç değerlerine, milletin egemenliğine önem verileceğine,28 Şubat sürecinin müteakiben Kuran öğrenimine yaş sınırlaması getiren yasağın sonlandırılacağına, katsayı adaletsizliği ile eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldıran YÖK kararının değiştirileceğine, kız öğrencilerimize uygulanan Hukuki dayanaktan yoksun başörtüsü yasağı sebebiyle ellerinden alınan eğitim, öğretim, sosyal güvence ve çalışma haklarının tekrar verileceğine, 28 Şubat sürecinde yargısız infaza tabi tutularak mağdur edilenlerin mağduriyetlerinin giderileceğine inandığımız için “EVET” diyoruz. 28 Şubat kararlarının bin yıl daha yaşamaması için, darbecilerin darbe hayallerinin yıkılabilmesi için yargısız infazdan, devleti fişleme ayıbından, vatandaşı fişlenme utancından kurtarabilmek için “EVET” diyoruz. Bu değişiklikler üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçiş sağlanacağı için, demokratik hak ve özgürlük alanlarının genişletileceği için daha fazla demokrasi daha fazla insan hakkı, daha fazla özgürlük ve daha fazla hukuk yollarını açacak yeni yasal ve anayasal düzenlemekler yapılabileceği için “EVET” diyoruz.
Devletin kadınlarımız, çocuklarımız, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerimizin, dul ve yetimleri ile malul ve gazilerimizin ve korunmaya ihtiyacı olanların yanında olacağı için, kamu çalışanlarına toplu sözleşme hakkı tanınacağı ve toplu sözleşme haklarından yararlanacağı için, idarenin her işleminin yargı denetimine, memurlara verilen uyarı ve kınama cezalarına yargı yolu açılabileceği için “EVET” diyoruz.
Kendimiz için, ülkemiz ve geleceğimiz için, evet diyecek pek çok sebep olduğu için, hayır diyecek sebep bulamadığımız için, hayır diyenlerin neden hayır dediklerini çok iyi bildiğimiz için “EVET” diyoruz. Referandumun aziz milletimize Barış, Huzur ve Güzellikler getirmesini temenni ediyor, şimdiden katılımcı STK’ların basınınızın ve İslam âleminin Ramazan Bayramını tebrik ediyorum.